Herhangi bir kelime yazın!

"predisposed" in Turkish

yatkıneğilimli

Definition

Genetik, çevre ya da deneyim nedeniyle belirli bir şekilde davranmaya veya etkilenmeye daha yatkın olmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok tıp ve davranış bilimlerinde resmi bir dille kullanılır. 'Predisposed to' (bir şeye yatkın) gibi kalıplarla görülür. 'exposed' kelimesiyle karıştırmayın.

Examples

People with certain genes are predisposed to diabetes.

Belirli genlere sahip insanlar diyabete **yatkın**dır.

He is predisposed to be optimistic about life.

O, hayata karşı iyimser olmaya **eğilimli**dir.

Children raised in loving homes are predisposed to trust others.

Sevgi dolu bir ortamda büyüyen çocuklar başkalarına güvenmeye **yatkın** olur.

Some people are naturally predisposed to anxiety, even if nothing’s wrong.

Bazı insanlar, hiçbir sorun olmasa bile, doğal olarak kaygıya **yatkındır**.

Because her parents both loved music, she was predisposed to enjoy it too.

Anne ve babası müziği çok sevdiği için o da müzikten keyif almaya **yatkındı**.

If you’re predisposed to sunburn, you should always wear sunscreen.

Eğer güneş yanığına **yatkın**sanız, her zaman güneş kremi kullanmalısınız.