Herhangi bir kelime yazın!

"precocious" in Turkish

erken gelişmişyaşından olgun

Definition

Yaşıtlarına göre zihinsel veya sosyal olarak olağanüstü gelişmiş çocuklar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Zeka ve yetenekle ilgili olumlu anlamda kullanılır; ancak çocukluk masumiyetinin kaybı gibi olumsuz bir tonda da kullanılabilir. Genelde çocuklar için söylenir, nadiren yetişkinlere.

Examples

Her precocious reading ability impressed her teachers.

Onun **erken gelişmiş** okuma yeteneği öğretmenlerini etkiledi.

The boy was precocious in mathematics, solving problems years ahead of his peers.

Oğlan matematikte **erken gelişmişti**, yaşıtlarından yıllar ileride sorunlar çözdü.

People often called her a precocious child because she spoke like an adult.

İnsanlar, yetişkin gibi konuştuğu için ona sıkça **yaşından olgun** çocuk derlerdi.

At just five, she gave precocious answers that surprised everyone in the room.

Daha beş yaşında, herkesi şaşırtan **erken gelişmiş** cevaplar veriyordu.

Jason was always a bit precocious, having deep conversations about life when other kids just wanted to play.

Jason her zaman biraz **yaşından olgun**du; diğer çocuklar oynamak isterken o hayat hakkında derin sohbetler ederdi.

Some adults found her precocious sense of humor charming, while others thought it was a bit much.

Bazı yetişkinler onun **erken gelişmiş** espri anlayışını sempatik bulurken, bazıları bunu biraz fazla buldu.