Herhangi bir kelime yazın!

"precludes" in Turkish

engellemekolanaksız kılmak

Definition

Bir şeyin olmasını tamamen engellemek veya imkânsız hale getirmek.

Usage Notes (Turkish)

'Preclude' resmi ve yazılı dilde sık kullanılır, tamamen olanaksız kılma anlamı vardır. 'Prevent'ten daha güçlüdür ve genellikle soyut öznelerle kullanılır. Örn: 'This fact precludes the possibility...'

Examples

Rain precludes outdoor activities today.

Yağmur bugün dışarıda etkinlik yapılmasını **olanaksız kılıyor**.

His injury precludes him from running in the race.

Sakatlığı, onun yarışa katılmasını **engelliyor**.

This rule precludes exceptions.

Bu kural, istisnaları **olanaksız kılar**.

A lack of experience often precludes people from getting the job they want.

Deneyim eksikliği genellikle insanların istedikleri işi bulmasını **engeller**.

Her busy schedule precludes any chance of a vacation this month.

Yoğun programı bu ay tatil yapma şansını **ortadan kaldırıyor**.

Unfortunately, his criminal record precludes him from running for office.

Maalesef, sabıka kaydı onun seçime katılmasını **engelliyor**.