Herhangi bir kelime yazın!

"preach to the converted" in Turkish

zaten inananlara konuşmakzaten ikna olmuşlara seslenmek

Definition

Bir kişi, zaten aynı fikirde olanları ikna etmeye çalıştığında kullanılır. Böyle bir durumda yeni birine ulaşılmaz.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gereksiz veya etkisiz bir çaba olduğunu vurgulamak için kullanılır. 'Preaching to the choir' benzer anlamda kullanılır. Fikir birliği olmayan ortamlarda uygun değildir.

Examples

There's no need to preach to the converted; we all support the idea already.

Burada **zaten inananlara konuşmanın** anlamı yok; hepimiz fikri zaten destekliyoruz.

He was preaching to the converted when he spoke about recycling at the environmental club.

O, çevre kulübünde geri dönüşüm hakkında konuşurken **zaten inananlara konuşuyordu**.

Discussing vegetarianism at a vegan meeting is just preaching to the converted.

Vegan toplantısında vejetaryenliğin tartışılması tam anlamıyla **zaten inananlara konuşmak** olur.

You're preaching to the converted—everyone here already loves football.

Sen **zaten inananlara konuşuyorsun**—buradaki herkes zaten futbolu seviyor.

Honestly, talking about climate change at this event feels like preaching to the converted.

Açıkçası, bu etkinlikte iklim değişikliği hakkında konuşmak **zaten inananlara konuşmak** gibi hissettiriyor.

If you keep repeating your point to people who agree, you’re just preaching to the converted.

Eğer fikrini zaten hemfikir olanlara tekrar tekrar söylersen, sadece **zaten inananlara konuşmuş** oluyorsun.