Herhangi bir kelime yazın!

"postulated" in Turkish

varsaymaköne sürmek

Definition

Bir tartışma ya da teorinin temeli olarak bir varsayımı ya da öneriyi ileri sürmek. Genellikle akademik veya bilimsel bağlamda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi veya akademik alanlarda kullanılır. Genelde 'He postulated that...' biçiminde devam eder. Günlük dilde 'önerdi' veya 'farz etti' daha uygundur.

Examples

He postulated a new theory in his paper.

Makalesinde yeni bir teori **öne sürdü**.

The scientist postulated that water could exist on Mars.

Bilim insanı Mars'ta su olabileceğini **varsaydı**.

She postulated several reasons for the problem.

O, sorunun birkaç nedeni **olabileceğini öne sürdü**.

The existence of dark matter was postulated to explain galaxy movement.

Galaksilerin hareketini açıklamak için karanlık maddenin varlığı **varsayılmıştır**.

Economists have postulated that consumer confidence affects spending habits.

Ekonomistler, tüketici güveninin harcama alışkanlıklarını etkilediğini **varsaydı**.

It was postulated long ago that all living things are made of cells.

Tüm canlıların hücrelerden oluştuğu çok önceden **varsayılmıştır**.