"positioned" in Turkish
Definition
Belirli bir yere veya şekilde yerleştirilmiş veya konumlandırılmış anlamına gelir; genellikle bir şeyin veya birinin fiziksel olarak bir noktaya konmuş olmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edilgen olarak ('was positioned'), özellikle doğru veya stratejik yerleştirmelerde kullanılır. 'held' (elde tutmak) veya 'placed' (genel anlamda koymak) ile karıştırılmamalı.
Examples
The chairs were positioned around the table.
Sandalyeler masanın etrafına **konumlandırılmıştı**.
He carefully positioned the lamp on the desk.
Lambayı dikkatlice masanın üzerine **yerleştirdi**.
The sign was positioned so that everyone could see it.
Tabela herkesin görebileceği şekilde **konumlandırılmıştı**.
I felt lucky to be positioned next to the window in the meeting.
Toplantıda pencere kenarında **yerleştirilmiş** olmaktan şanslı hissettim.
The goal is to get our product positioned as the best on the market.
Amacımız, ürünümüzün piyasadaki en iyisi olarak **konumlandırılması**dır.
She was perfectly positioned to hear every word of their conversation.
Konuşmalarının her kelimesini duymak için mükemmel bir şekilde **konumlandırılmıştı**.