"poser" in Turkish
Definition
Kendini olmadığı biri gibi göstererek, özellikle başkalarını etkilemek isteyen; genellikle bir gruba ya da stile aitmiş gibi davranan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada ve hafif alaycı bir şekilde kullanılır. Genelde gençler ya da alt kültürlerde ('skater sahtekarı', 'rock pozcusu' gibi) görülür. 'pose' fiiliyle ya da İngiliz İngilizcesindeki bulmaca anlamıyla karıştırmayın.
Examples
He's such a poser; he doesn't even listen to that band.
O tam bir **sahtekar**; o grubu bile dinlemiyor.
Nobody likes a poser at the skatepark.
Kaykay parkında kimse **sahtekarı** sevmez.
She called him a poser because he pretends to be a skateboarder.
Ona onu **pozcu** diye çağırdı çünkü kaykaycı gibi davranıyor.
People can spot a poser from a mile away.
İnsanlar uzaktan bir **sahtekarı** fark edebilir.
He tries so hard to look cool, but everyone knows he's a total poser.
Havalı görünmek için çok uğraşıyor ama herkes onun tam bir **pozcu** olduğunu biliyor.
Don't be a poser; just be yourself and people will respect you.
**Pozcu** olma; kendin ol, insanlar sana saygı gösterir.