"portage" in Turkish
Definition
Kano veya eşyaları su yolları arasında ya da engelleri aşmak için karadan taşımak; ayrıca bu taşıma rotasına da denir.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genellikle kano/kürek yolculuklarında ve tarihi seyahatlerde geçer; günlük taşımak anlamında kullanılmaz.
Examples
The canoeists must portage around the waterfall.
Kano kullananlar şelaleyi aşmak için **portaj** yapmak zorunda.
The portage between the two lakes was short.
İki göl arasındaki **portaj** kısaydı.
They learned how to portage their gear.
Eşyalarını nasıl **portaj** edeceklerini öğrendiler.
We had to make a long portage through the forest because of the rapids.
Akarsular nedeniyle ormandan uzun bir **portaj** yapmak zorunda kaldık.
If you’re on a canoe trip in Canada, get ready to portage often!
Kanada'da kano turuna çıkarsan sık sık **portaj** yapmaya hazır ol!
After the portage, we enjoyed a quiet afternoon by the lake.
**Portaj**dan sonra göl kenarında sakin bir öğleden sonra geçirdik.