Herhangi bir kelime yazın!

"porous" in Turkish

gözenekli

Definition

Çok sayıda küçük delik veya boşluk içeren, bu nedenle sıvı veya gazların kolayca geçmesine izin veren madde. Zayıf veya kolay geçilebilen şeyleri de anlatabilir.

Usage Notes (Turkish)

'porous rock', 'porous membrane' gibi teknik terimelerde sıkça görülür. Metafor olarak ('porous border') kullanılabilir. 'Geçirgen'den farklı olarak deliklerin/boşlukların varlığı vurgulanır.

Examples

A sponge is very porous and soaks up water easily.

Bir sünger çok **gözenekli**dir ve suyu kolayca emer.

The soil here is porous, so water drains quickly.

Buradaki toprak **gözenekli**, bu yüzden su hızla süzülür.

Some rocks are porous and can hold oil or water inside.

Bazı kayalar **gözenekli** olup, içlerinde yağ veya su tutabilir.

Their security was so porous that anyone could walk right in.

Güvenlikleri o kadar **gözenekli**ydi ki, isteyen herkes rahatça içeri girebilirdi.

Make sure your hiking boots aren't too porous, or your feet will get wet.

Yürüyüş botlarınızın çok **gözenekli** olmamasına dikkat edin, yoksa ayaklarınız ıslanır.

After years of use, the old fence was as porous as a sieve.

Yıllar geçtikten sonra, eski çit süzgeç kadar **gözenekli** hale gelmişti.