"pooling" in Turkish
Definition
Farklı kişilerden ya da yerlerden kaynak, para, bilgi veya çabanın ortak bir amaç için bir araya getirilmesidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve iş ortamlarında kullanılır: 'kaynak havuzlama', 'araç havuzu'. İş birliği ve paylaşımı ifade eder. 'Havuz' (yüzme havuzu) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
We are pooling our money to buy a gift.
Bir hediye almak için paramızı **havuz oluşturuyoruz**.
By pooling information, the team solved the problem faster.
Bilgi **havuz oluşturarak** ekip sorunu daha hızlı çözdü.
Car pooling saves fuel and reduces traffic.
Araç **havuzu** yakıt tasarrufu sağlar ve trafiği azaltır.
The villagers are pooling their resources to fix the old bridge.
Köylüler eski köprüyü onarmak için kaynaklarını **havuz oluşturuyor**.
After pooling ideas, we came up with a great plan.
Fikirleri **havuz oluşturduktan** sonra harika bir planımız oldu.
There's water pooling on the floor after the leak.
Sızıntıdan sonra, yerde su **birikmiş**.