Herhangi bir kelime yazın!

"ponderous" in Turkish

ağırhantalsıkıcı

Definition

Çok ağır veya yavaş hareket eden; ya da aşırı ciddi ve uzun olduğu için sıkıcı olan şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi ve ciddi metinlerde, olumsuz anlamda kullanılır ('ponderous speech' = sıkıcı konuşma). Hem fiziksel hem zihinsel ağırlığı ifade edebilir.

Examples

The old elephant was slow and ponderous.

Yaşlı fil yavaş ve **ağır** hareket ediyordu.

The book was too ponderous for children to enjoy.

Kitap çocukların keyif alması için çok **ağır**dı.

His speech was long and ponderous.

Konuşması uzundu ve **sıkıcıydı**.

The movie’s ponderous pacing made it hard to stay awake.

Filmin **ağır** temposu uyanık kalmayı zorlaştırdı.

He lifted the ponderous box with great effort.

**Ağır** kutuyu büyük bir çabayla kaldırdı.

The meeting felt increasingly ponderous as it dragged on.

Toplantı uzadıkça giderek daha **sıkıcı** gelmeye başladı.