Herhangi bir kelime yazın!

"polarized" in Turkish

kutuplaşmış

Definition

Bir şeyin iki zıt gruba veya uca ayrılmış olduğu durum; ayrıca ışığın belirli yönlerde filtrelenmesi anlamında da kullanılır. Genellikle keskin görüş ayrılıklarını ifade etmek için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'kutuplaşmış', yalnızca bölünmüşlükten çok, güçlü ve karşıt ayrışmalar için kullanılır. 'Kutuplaşmış tartışma', 'politik olarak kutuplaşmış' gibi ifadelerde yaygındır. Işık ve güneş gözlüğü gibi teknik anlamları da vardır.

Examples

The country became polarized during the election.

Seçim sırasında ülke **kutuplaşmış** hale geldi.

Her views are very polarized from mine.

Onun görüşleri benimkinden çok **kutuplaşmış**.

Polarized sunglasses reduce glare.

**Kutuplaşmış** güneş gözlükleri parlamayı azaltır.

Social media has made people even more polarized these days.

Sosyal medya sayesinde insanlar bu günlerde daha da **kutuplaşmış** durumda.

The debate got so polarized that nobody wanted to compromise.

Tartışma o kadar **kutuplaşmış** hale geldi ki kimse uzlaşmak istemedi.

In today's polarized world, simple conversations can turn tense quickly.

Bugünün **kutuplaşmış** dünyasında, basit sohbetler bile hızla gerginleşebilir.