"poisoned chalice" in Turkish
Definition
İlk bakışta cazip gelen ama sonunda kişiye zarar veren veya sorun çıkaran bir durum ya da görevdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, siyaset veya liderlikte geçer. 'Zehirli kadehi kabul etmek' ifadesi sıkça duyulur; ödül gibi görünse de sonucu zorlayıcıdır.
Examples
Becoming the new CEO was a poisoned chalice for him.
Yeni CEO olmak onun için gerçek bir **zehirli kadeh** oldu.
The job offer sounded great, but it turned out to be a poisoned chalice.
İş teklifi kulağa güzel geliyordu ama aslında bir **zehirli kadeh** çıktı.
He realized too late that the promotion was a poisoned chalice.
Terfi'nin bir **zehirli kadeh** olduğunu çok geç fark etti.
"Taking over that team was a real poisoned chalice. Everyone expected me to fix years of problems overnight."
"O takımı devralmak tam anlamıyla bir **zehirli kadeh** oldu. Herkes yılların sorununu hemen çözmemi bekliyordu."
"Don't let the impressive title fool you—it's a poisoned chalice that comes with endless stress."
"Etkileyici ünvan seni kandırmasın—o, bitmek bilmeyen stres getiren bir **zehirli kadeh**."
"I knew accepting that role would be a poisoned chalice, but I couldn't say no."
O görevi kabul etmenin bir **zehirli kadeh** olduğunu biliyordum ama hayır diyemedim.