Herhangi bir kelime yazın!

"plundering" in Turkish

yağmalama

Definition

Değerli şeylerin özellikle savaş veya kaos sırasında zorla alınması. Genellikle şiddet içeren, geniş çaplı hırsızlık anlamındadır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî bir kelimedir; tarih, haberler veya edebiyatta sıkça geçer. 'Kaynakların yağmalanması', 'şehirlerin yağmalanması' gibi ifadelerde kullanılır. Küçük ölçekli hırsızlıklar için uygun değildir.

Examples

The pirates were plundering the village.

Korsanlar köyü **yağmalıyordu**.

Many soldiers were accused of plundering homes during the war.

Birçok asker savaşa sırasında evleri **yağmalamakla** suçlandı.

The museum was closed to stop any plundering of its treasures.

Müzenin hazinesinin **yağmalanmasını** önlemek için kapatıldı.

Decades of plundering natural resources have damaged the environment.

On yıllar süren **yağmalama**, doğal çevreye zarar verdi.

She spoke out against the plundering of cultural heritage sites.

Kültürel miras alanlarının **yağmalanmasına** karşı çıktı.

The film depicts the plundering of a lost kingdom by greedy invaders.

Film, açgözlü istilacılar tarafından kayıp bir krallığın **yağmalanmasını** konu alıyor.