"plenary" in Turkish
Definition
Tüm üyelerin katıldığı toplantı veya tam, sınırsız yetkiyle ilgili bir terimdir.
Usage Notes (Turkish)
Akademik ve kurumsal ortamda 'genel kurul' veya 'tam yetki' anlamında kullanılır. Günlük konuşmada kullanılmaz.
Examples
The conference began with a plenary session.
Konferans **genel** oturumla başladı.
She was granted plenary powers to make decisions.
Ona, karar alma konusunda **tam yetkili** kılındı.
We all attended the plenary meeting.
Hepimiz **genel** toplantıya katıldık.
After the workshops, there’s a plenary where everyone shares ideas.
Atölyelerden sonra, herkesin fikirlerini paylaştığı bir **genel** oturum var.
The committee has advisory powers, but only the plenary can make final decisions.
Komite danışma yetkisine sahiptir, ancak son kararları yalnızca **genel** toplantı verebilir.
His role comes with plenary authority to manage all projects.
Onun rolü, tüm projeleri yönetmek için **tam yetkili** bir otoriteyle gelir.