"pleasurable" in Turkish
Definition
Keyif, memnuniyet veya mutluluk veren şeyler için kullanılır; genellikle hoş ve zevkli deneyimler veya aktiviteleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî veya nötr ortamlarda kullanılır; deneyim veya faaliyetlerde doğrudan haz duygusunu belirtir. 'Pleasant' kelimesine göre keyif almaya daha çok vurgu yapar.
Examples
Reading a good book can be a pleasurable way to spend your evening.
İyi bir kitap okumak, akşamını geçirmenin **zevkli** bir yolu olabilir.
The massage was very pleasurable.
Masaj çok **zevkli**ydi.
We had a pleasurable afternoon in the park.
Parkta **zevkli** bir öğleden sonra geçirdik.
She finds cooking for her family really pleasurable.
Ailesi için yemek pişirmek onun için gerçekten **zevkli**.
It's not just a job for him; it's a pleasurable pursuit.
Onun için bu sadece bir iş değil; aynı zamanda **zevkli** bir uğraş.
Even a simple walk becomes pleasurable with good company.
İyi bir arkadaşla basit bir yürüyüş bile **zevkli** olur.