"play the heavy" in Turkish
Definition
Bir ortamda kuralları katı biçimde uygulayan veya 'kötü adam' rolüne bürünen kişi olmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayri resmi ortamlarda, zorla veya istemeden kuralları uygulayan/otorite olan kişi için kullanılır. Gerçek oyunculuk dışında iş, aile, arkadaş gruplarında geçer.
Examples
Sometimes a parent has to play the heavy to teach children a lesson.
Bazen bir ebeveyn, çocuklara ders vermek için **kötü adamı oynamak** zorunda kalır.
My boss asked me to play the heavy and fire the employee.
Patronum benden **kötü adamı oynamamı** ve çalışanı kovmamı istedi.
No one wanted to play the heavy at the meeting.
Toplantıda kimse **kötü adamı oynamak** istemedi.
I hate having to play the heavy, but someone has to say no.
**Kötü adamı oynamaktan** nefret ediyorum ama birisinin 'hayır' demesi gerekiyor.
She offered to play the heavy so her partner wouldn't look bad in front of the group.
Partneri grubun önünde kötü görünmesin diye **kötü adamı oynamayı** teklif etti.
I was tired of always having to play the heavy at work, so I let someone else handle the bad news.
İş yerinde hep **kötü adamı oynamaktan** yoruldum, bu yüzden kötü haberi başkasına bıraktım.