"pixel" in Turkish
Definition
Piksel, dijital bir görüntü veya ekranın en küçük birimidir ve diğer piksellerle birleşerek tüm resmi oluşturur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknoloji ve fotoğrafçılıkta kullanılır. 'Yüksek piksel yoğunluğu', 'inç başına piksel (PPI)', ve 'ölü piksel' gibi ifadeler yaygındır. Tekil ve çoğul halleri sık kullanılır. 'pixelated' ile karıştırmayın.
Examples
Each pixel on the screen can show a different color.
Ekrandaki her bir **piksel**, farklı bir renk gösterebilir.
The camera has twelve million pixels.
Kamerada on iki milyon **piksel** var.
If a pixel breaks, you might see a small black spot.
Bir **piksel** bozulursa, küçük bir siyah nokta görebilirsin.
You can really see the pixels if you zoom in too much on the photo.
Fotoğrafa çok fazla yakınlaştırırsan **piksel**leri gerçekten görebilirsin.
My phone’s screen has a high pixel density, so the images look super sharp.
Telefonumun ekranında yüksek **piksel** yoğunluğu var, bu yüzden görüntüler çok net görünüyor.
There’s a dead pixel on my monitor, and it’s driving me crazy.
Monitörümde bir ölü **piksel** var ve bu beni deli ediyor.