"pitter" in Turkish
Definition
'Pitter', çoğunlukla yağmurun veya minik adımların çıkardığı hafif tıkırtı anlamına gelir; ayrıca meyveden çekirdek çıkaran mutfak aletidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'pitter-patter' (yağmur tıkırtısı) ifadesinde geçer, tek başına ses için kullanımı nadirdir. Mutfak aleti olan 'kiraz çekirdek çıkarıcı' anlamında kullanılır.
Examples
I heard the pitter of rain on my window.
Penceremde yağmurun **hafif tıkırtısı**nı duydum.
This tool is called a cherry pitter.
Bu alete kiraz **çekirdek çıkarıcı** denir.
There was a soft pitter as the bird stepped on the roof.
Kuş çatıda yürüyünce hafif bir **tıkırtı** oldu.
The rain started with a gentle pitter, then grew heavier.
Yağmur önce hafif bir **tıkırtı** ile başladı, sonra şiddetlendi.
Do you have a pitter for olives?
Zeytin için **çekirdek çıkarıcı**n var mı?
The only sound was the pitter of tiny paws on the floor.
Tek duyulan şey küçük patilerin yerdeki **hafif tıkırtısı** idi.