"pitiless" in Turkish
Definition
Hiç merhamet veya şefkat göstermeyen, son derece sert veya katı davranan.
Usage Notes (Turkish)
'Pitiless' genellikle resmi veya edebi bağlamlarda, doğanın acımasızlığı, kötü karakterler veya sert hareketleri tanımlamak için kullanılır. Gündelik konuşmalarda nadiren geçer. 'Merciless' veya 'heartless' ile benzerdir.
Examples
The pitiless wind made it hard to walk outside.
**Acımasız** rüzgar dışarda yürümeyi zorlaştırdı.
A pitiless soldier attacked the village.
Bir **acımasız** asker köye saldırdı.
The desert is a pitiless place for lost travelers.
Çöl, kaybolan yolcular için **acımasız** bir yerdir.
She gave him a pitiless glare and walked away without a word.
Ona ona **acımasız** bir bakış attı ve hiç konuşmadan uzaklaştı.
The company's pitiless policies left many employees jobless overnight.
Şirketin **acımasız** politikaları bir gecede birçok çalışanı işsiz bıraktı.
Life can feel pitiless when nothing seems to go your way.
Her şey yolunda gitmediğinde hayat **acımasız** gelebilir.