"phoney" in Turkish
Definition
Gerçek olmayan, başkası gibi davranan veya samimi olmayan kişi ya da şey. Genellikle yapmacık veya sahtekar insanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Samimi olmayan veya sahte davranışları tarif etmek için gayriresmî olarak kullanılır. İnsanlar için daha çok tercih edilir; nesneler için nadir kullanılır.
Examples
He is a phoney who lies to everyone.
O, herkese yalan söyleyen bir **sahtekar**.
Don’t trust her, she’s a phoney.
Ona güvenme, o tam bir **sahtekar**.
The story was a phoney, made up to get attention.
O hikaye tamamen **yapmacık**tı, dikkat çekmek için uydurulmuş.
At first he seemed friendly, but he turned out to be a total phoney.
İlk başta arkadaşça görünüyordu ama tamamen **sahtekar** çıktı.
She acts nice in public, but everyone knows she’s a phoney.
O, toplumda nazik davranıyor ama herkes onun bir **sahtekar** olduğunu biliyor.
That signature looks phoney to me—are you sure it’s real?
Bu imza bana **sahtekar** görünüyor—gerçek olduğundan emin misin?