Herhangi bir kelime yazın!

"pestilence" in Turkish

vebaölümcül salgın

Definition

Hızla yayılan, çok sayıda insanı öldüren ölümcül bulaşıcı hastalık; bazen yaygın zarara neden olan şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Kelime oldukça resmî, edebî ve tarihîdir; genellikle eski metinlerde veya mecazi anlamda büyük felaketler için kullanılır. Hafif hastalıklar için uygun değildir.

Examples

The pestilence killed thousands in the village.

**Veba** köyde binlerce kişiyi öldürdü.

Doctors tried to stop the pestilence from spreading.

Doktorlar **veba**nın yayılmasını durdurmaya çalıştı.

A pestilence swept across the land long ago.

Uzun zaman önce bütün ülkeye bir **veba** yayıldı.

Some feared the drought was as deadly as a pestilence.

Bazıları kuraklığın da **veba** kadar ölümcül olduğundan korkuyordu.

The old poem described war and pestilence destroying kingdoms.

Eski bir şiirde savaş ve **veba**nın krallıkları yıktığı anlatılır.

He called social media a modern pestilence, spreading chaos everywhere.

O, sosyal medyayı her yerde kaos yayan modern bir **veba** olarak nitelendirdi.