Herhangi bir kelime yazın!

"persuading" in Turkish

ikna etme

Definition

Birini, sebepler göstererek veya cesaretlendirerek bir şey yapmaya ya da bir şeye inandırmaya çalışma eylemi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'birini', 'müşterileri' gibi nesnelerle ve resmî ya da nötr ortamlarda kullanılır. 'good at persuading' bir konuda insanları etkili şekilde ikna edebilmek anlamına gelir. Kanıt ya da gerçeklerle ilgiliyse 'convincing' daha güçlüdür.

Examples

He is good at persuading people to join the club.

O, insanları kulübe katılmaya **ikna etme** konusunda iyidir.

She spent hours persuading her parents to let her go.

O, saatlerce anne babasını gitmesine izin vermeye **ikna etme** ile uğraştı.

Persuading customers can help increase sales.

Müşterileri **ikna etme**, satışları artırmaya yardımcı olabilir.

I spent half the night persuading him it was a good idea.

Ona bunun iyi bir fikir olduğuna **ikna etme** için gecenin yarısını harcadım.

She's really skilled at persuading people without making them feel pressured.

İnsanlara baskı hissettirmeden **ikna etme** konusunda gerçekten çok yetenekli.

No point in persuading someone who’s already made up their mind.

Kararını çoktan vermiş birini **ikna etme**nin anlamı yok.