"persecute for" in Turkish
Definition
Birini dini, inancı veya kimliği gibi sebeplerden dolayı acımasız veya adaletsiz şekilde davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki, tarihî veya insan hakları bağlamında kullanılır. Ardından neden gelir: 'persecuted for religious beliefs'. 'prosecute' (dava etmek) ile karıştırmayın.
Examples
Many people have been persecuted for their faith.
Birçok insan inançları nedeniyle **zulme uğradı**.
He was persecuted for speaking his mind.
O, düşüncelerini açıkça söylediği için **zulme uğradı**.
They feared being persecuted for their political views.
Siyasi görüşleri nedeniyle **zulme uğramaktan** korkuyorlardı.
Some groups have been persecuted for centuries just because of who they are.
Bazı gruplar, kim olduklarından dolayı yüzyıllardır **zulme uğruyor**.
She doesn't want to be persecuted for how she dresses.
Nasıl giyindiği için **zulme uğramak istemiyor**.
In some countries, people are still persecuted for who they love.
Bazı ülkelerde insanlar hâlâ kimi sevdikleri için **zulme uğruyor**.