"perfecting" in Turkish
Definition
Bir şeyi tekrar tekrar geliştirerek en iyi düzeye ulaştırma süreci.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok uzun süren beceri veya teknik gelişimleri için kullanılır ('perfecting a skill'). Basit işler için tercih edilmez.
Examples
She is perfecting her piano skills every day.
Her gün piyano becerilerini **mükemmelleştiriyor**.
The chef is perfecting his new recipe.
Şef yeni tarifini **mükemmelleştiriyor**.
We are perfecting our English pronunciation.
İngilizce telaffuzumuzu **mükemmelleştiriyoruz**.
I've spent years perfecting this painting technique.
Bu resim tekniğini **mükemmelleştirmek** için yıllar harcadım.
They're still perfecting the software before its release.
Yazılımı piyasaya çıkmadan önce hâlâ **mükemmelleştiriyorlar**.
He keeps perfecting his speech until it's just right.
Konuşmasını tamamen düzgün olana kadar sürekli **mükemmelleştiriyor**.