"perfect storm" in Turkish
Definition
Birden fazla olumsuz durumun aynı anda gerçekleşerek, sorunun çok daha kötüleştiği nadir bir durumu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle haberlerde, iş dünyasında veya analizlerde, birden fazla etkenin krize yol açtığı durumları anlatmak için kullanılır. Gerçek hava durumu ile ilgili değildir. 'a perfect storm of...' ifadesi sık görülür.
Examples
The company faced a perfect storm of rising costs and low sales.
Şirket, artan maliyetler ve düşük satışların olduğu bir **kusursuz fırtına** ile karşı karşıya kaldı.
The city had a perfect storm when a flood and a power outage happened together.
Şehir, sel ve elektrik kesintisinin aynı anda yaşandığı bir **kusursuz fırtına** geçirdi.
COVID-19 created a perfect storm for global supply chains.
COVID-19, küresel tedarik zincirleri için bir **kusursuz fırtına** yarattı.
High debt, slow sales, and bad weather combined in a perfect storm for small farmers.
Yüksek borç, yavaş satışlar ve kötü hava koşulları küçük çiftçiler için bir **kusursuz fırtına** oluşturdu.
When rumors, lack of information, and panic hit together, it was a perfect storm for confusion.
Söylentiler, bilgi eksikliği ve panik bir araya gelince, karmaşa için bir **kusursuz fırtına** oluştu.
Losing my phone, missing the train, and raining hard—talk about a perfect storm!
Telefonumu kaybetmek, treni kaçırmak ve şiddetli yağmur—tam anlamıyla bir **kusursuz fırtına**!