"perdition" in Turkish
Definition
Tam yok oluş ya da ebedi cezalandırılma hali, özellikle ölümden sonra ruhun cehennemde sonsuz azaba uğraması anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada neredeyse hiç kullanılmaz; çoğunlukla dini ya da edebi metinlerde geçer. Özellikle Hristiyanlıkta sonsuz ceza veya cehennem ile ilişkilidir.
Examples
He feared that his actions would lead to perdition.
Yaptıklarının onu **cehenneme** sürükleyeceğinden korkuyordu.
Some stories warn of eternal perdition for wrongdoers.
Bazı hikayeler, kötülük yapanlar için sonsuz **cehennem** konusunda uyarır.
The preacher spoke of perdition in his sermon.
Vaiz vaazında **cehennem**den bahsetti.
She felt as if one wrong choice would send her straight to perdition.
Bir yanlış tercihinin onu doğrudan **cehenneme** göndereceğini hissetti.
After losing everything, he believed he was living in perdition already.
Her şeyini kaybettikten sonra, zaten **cehennemde** yaşadığını düşündü.
‘Abandon hope, all ye who enter here’—a famous line about perdition.
‘Buraya giren tüm umutlarını terk etsin’—**cehennem** hakkında ünlü bir sözdür.