"pealing" in Turkish
Definition
Yüksek, berrak ve tekrar eden ses; genellikle çanların sesi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla kilise çanı gibi yüksek sesler için kullanılır; günlük konuşmadan çok betimleyici ya da edebi metinlerde geçer. 'pealing bells', 'pealing laughter' gibi ifadelerde karşılaşabilirsiniz.
Examples
The church bells were pealing loudly at noon.
Kilise çanları öğle vakti yüksek sesle **çan sesleri** çıkarıyordu.
We heard pealing from the old village bell tower.
Eski köydeki çan kulesinden **çan sesleri** duyardık.
The sound of pealing filled the air during the celebration.
Kutlama sırasında havaya **çan sesleri** yayıldı.
Suddenly, the pealing of bells made everyone look up.
Birden, çanların **çan sesleri** herkesi yukarı baktırdı.
You could hear the pealing echo through the empty streets.
Boş sokaklarda **çan sesleri** yankılanıyordu.
After the wedding, the joyful pealing lasted for several minutes.
Düğünden sonra neşeli **çan sesleri** birkaç dakika devam etti.