"peaceably" in Turkish
Definition
Kavga veya gerginlik olmadan sakin ve uyumlu şekilde hareket etmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yasal dilde daha çok kullanılır; fiillerle ('barışçıl yaşamak', 'barışçıl toplanmak') birlikte geçer. Gündelik dilde ise 'barışçıl' veya 'sakin' tercih edilir.
Examples
The neighbors lived peaceably together for many years.
Komşular yıllarca **barışçıl şekilde** birlikte yaşadı.
She always tries to solve problems peaceably.
O her zaman sorunları **barışçıl şekilde** çözmeye çalışır.
The protestors gathered peaceably in the park.
Protestocular parkta **barışçıl şekilde** toplandı.
If both sides talk peaceably, they might avoid a big argument.
Her iki taraf **barışçıl şekilde** konuşursa büyük bir tartışmadan kaçınabilirler.
They separated peaceably after the meeting, with no hard feelings.
Toplantıdan sonra herhangi bir kırgınlık olmadan **barışçıl şekilde** ayrıldılar.
Most disputes can be settled peaceably if people are willing to listen.
Çoğu anlaşmazlık, insanlar dinlemeye istekliyse **barışçıl şekilde** çözülebilir.