"patronising" in Turkish
Definition
Birine sanki daha az zeki veya önemsizmiş gibi konuşmak ya da davranmak; üstünlük taslamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlamda kullanılır; 'patronising attitude' ya da 'patronising tone' gibi ifadelerle geçer. 'Supportive'den farklıdır; destek yerine üstünlük hissettirir.
Examples
He spoke to me in a patronising way.
Bana karşı **küçümseyici** bir şekilde konuştu.
Her patronising smile made me uncomfortable.
Onun **küçümseyici** gülümsemesi beni rahatsız etti.
Don’t be patronising to your classmates.
Sınıf arkadaşlarına karşı **küçümseyici** olma.
Stop being so patronising—I can do it myself!
Bu kadar **küçümseyici** olmayı bırak—bunu kendim yapabilirim!
His patronising tone makes every meeting awkward.
Onun **küçümseyici** tonu her toplantıyı rahatsız edici hale getiriyor.
I found her advice a bit patronising, even though she meant well.
Onun tavsiyesi iyi niyetliydi ama biraz **küçümseyici** buldum.