"paraplegic" in Turkish
Definition
Belden aşağısını hareket ettiremeyen veya hissedemeyen kişidir, genellikle omurilik yaralanması veya hastalığı nedeniyle olur.
Usage Notes (Turkish)
Tıp veya tarafsız bağlamda kullanılır. Kişinin karakterini değil, sağlık durumunu açıklar; saygılı olarak kullanılmalıdır. 'Tetrapleji' (dört uzuv felci) ile karıştırılmamalı. Hem isim hem sıfat olarak geçebilir.
Examples
He is a paraplegic after a car accident.
Bir trafik kazasından sonra **parapleji** oldu.
The hospital has a special unit for paraplegic patients.
Hastanede **parapleji** hastaları için özel bir birim var.
My cousin is paraplegic and uses a wheelchair.
Kuzenim **parapleji** ve tekerlekli sandalye kullanıyor.
After the accident, becoming a paraplegic was a huge life change for him.
Kaza sonrası **parapleji** olmak onun için büyük bir hayat değişikliği oldu.
She's a paraplegic but that doesn't stop her from traveling the world.
O bir **parapleji**, ama bu onun dünyayı gezmesine engel olmuyor.
The movie’s main character is a paraplegic who becomes an athlete.
Filmin baş karakteri bir **parapleji** ve atlet oluyor.