Herhangi bir kelime yazın!

"paralyzed" in Turkish

felç olmuşdonakalmış

Definition

Hastalık veya yaralanma nedeniyle vücudun tamamı veya bir kısmını hareket ettirememe durumu. Korku ya da şok nedeniyle de hareketsiz kalmak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem tıbbi anlamda (felçli) hem de mecazi olarak (şok veya korkudan hareket edememek) kullanılır. 'korkudan', 'belden aşağısı felç' gibi ifadelerle eşleşir.

Examples

He was paralyzed from the neck down after the accident.

Kazadan sonra boynundan aşağısı tamamen **felç olmuş**tu.

She felt paralyzed by fear and couldn't move.

Korkudan **donakalmış**tı ve hareket edemedi.

The left side of his face was paralyzed after surgery.

Ameliyattan sonra yüzünün sol tarafı **felç olmuş**tu.

I was so shocked, I just stood there, completely paralyzed.

O kadar şaşırmıştım ki, orada tamamen **donakalmış** halde durdum.

Traffic was paralyzed in the city after the big storm.

Büyük fırtınadan sonra şehirde trafik tamamen **felç oldu**.

He was so nervous before his speech that he felt totally paralyzed.

Konuşmadan önce o kadar gergindi ki tamamen **donakalmış** hissetti.