"paradoxes" in Turkish
Definition
Görünüşte imkânsız veya çelişkili olan, ama aslında doğru veya anlamlı olabilen ifadeler veya durumlar.
Usage Notes (Turkish)
'Paradoks' daha çok akademik ortamda ve resmî yazışmalarda kullanılır. 'The paradox of...' şeklindeki kalıplara sıkça rastlanır. 'Oxymoron' ile karıştırmayın; o, çelişkili ifadeleri tanımlar.
Examples
Some paradoxes can make you think deeply about life.
Bazı **paradokslar** insanı hayat üzerine derin düşünmeye yönlendirebilir.
There are many famous paradoxes in philosophy.
Felsefede birçok ünlü **paradoks** vardır.
People often find science full of paradoxes.
Bilimde çoğu insan çok sayıda **paradoks** olduğunu düşünür.
Modern life is full of strange paradoxes—like how social media can connect and isolate people at the same time.
Modern yaşam, insanların aynı anda hem bağlanmasını hem de yalnız hissetmesini sağlayan sosyal medya gibi tuhaf **paradokslar** ile dolu.
Some of the best paradoxes challenge what we think we know and spark new ideas.
En iyi **paradokslar**dan bazıları düşünce alışkanlıklarımızı sorgulatır ve yeni fikirleri tetikler.
He loves talking about classic paradoxes like the liar's paradox or Schrödinger's cat.
O, yalancının **paradoksu** veya Schrödinger'in kedisi gibi klasik **paradokslar** hakkında konuşmayı çok sever.