"panicky" in Turkish
Definition
Bir anda güçlü korku veya endişe hissedip, sakin kalmakta ve mantıklı düşünmekte zorlanma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle geçici, ani ve yoğun kaygı ya da korku için informel olarak kullanılır. 'Panik yapan tepki' veya 'panik yapma' gibi ifadelerle yer alır.
Examples
She felt panicky before her big exam.
Büyük sınavından önce kendini **panik yapan** hissetti.
He gets panicky in crowded places.
Kalabalık yerlerde **paniğe kapılmış** olur.
A panicky child started to cry when he got lost.
Kayıp olduğunda bir **panik yapan** çocuk ağlamaya başladı.
Don't get panicky—let's try to solve the problem calmly.
**Panik yapan** olma—sorunu sakinlikle çözelim.
People were getting panicky during the power outage.
Elektrikler kesildiğinde insanlar **paniğe kapılmış** durumdaydı.
Whenever I can't find my phone, I get a little panicky.
Telefonumu bulamayınca biraz **panik yapan** oluyorum.