Herhangi bir kelime yazın!

"pandora's box" in Turkish

Pandora'nın kutusu

Definition

Başlangıçta küçük görünen bir şeyin çok fazla sorun veya sıkıntıya yol açan kaynağı. Yunan mitolojisindeki Pandora'nın kutusu hikayesinden gelir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı ve resmi konuşmalarda geçer. 'Pandora'nın kutusunu açmak', beklenmedik ve kontrolden çıkan sorunlara yol açan durumlar için kullanılır. Gerçek kutu değil, sorun kaynağını anlatır.

Examples

If you tell them the secret, you might open a Pandora's box.

Onlara sırrı söylersen bir **Pandora'nın kutusu** açabilirsin.

The new law turned out to be a Pandora's box of issues.

Yeni yasa, sorunların **Pandora'nın kutusu** oldu.

They opened a Pandora's box when they started that project.

O projeyi başlatınca bir **Pandora'nın kutusu** açmış oldular.

Social media has become a real Pandora's box for privacy concerns.

Sosyal medya, gizlilik endişeleri açısından gerçek bir **Pandora'nın kutusu** haline geldi.

Just mentioning his name was like opening a Pandora's box—everyone started arguing.

Sadece adını söylemek bile bir **Pandora'nın kutusu** açmak gibiydi—herkes tartışmaya başladı.

I didn’t realize asking that question would create a Pandora's box of complaints.

O soruyu sormamın bu kadar çok şikayetin **Pandora'nın kutusu**nu açacağını düşünmemiştim.