"pack into" in Turkish
Definition
Çok sayıda insanı ya da şeyi dar bir alana sığdırmak. Ayrıca kısa sürede ya da küçük bir yerde birçok şeyi yapmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kalabalık yerler ('pack into a bus') veya yoğun programlar ('pack a lot into a day') için kullanılır. Rahat olmayan bir doluluk hissi verir.
Examples
They pack into the car before going to the beach.
Onlar plaja gitmeden önce arabaya **tıkılırlar**.
We can't all pack into that small room.
Hepimiz o küçük odaya **tıkılamayız**.
She managed to pack into her suitcase everything she needed for the trip.
Seyahat için gerekli her şeyi bavuluna **sıkıştırmayı** başardı.
We somehow managed to pack into the elevator, even though it was already crowded.
Bir şekilde zaten dolu olan asansöre **tıkıldık**.
He tried to pack into his presentation too many details, and it became confusing.
Sunumuna çok fazla detay **sıkıştırmaya** çalıştı ve kafa karıştırıcı oldu.
They love to pack into their weekends as many fun activities as possible.
Hafta sonlarına mümkün olduğunca çok eğlenceli aktivite **sıkıştırmayı** severler.