"oxygenation" in Turkish
Definition
Oksijenin özellikle kana veya suya eklenmesi süreci, böylece canlılar bunu kullanabilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tıbbi veya bilimsel bağlamda kullanılır: 'oxygenation of the blood', 'oxygenation levels'. 'Oxidation' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The nurse checked the patient's oxygenation level.
Hemşire, hastanın **oksijenasyon** seviyesini kontrol etti.
Fish need good oxygenation in their water to survive.
Balıkların hayatta kalabilmesi için suda iyi **oksijenasyon** gerekir.
Proper oxygenation helps organs work well.
Uygun **oksijenasyon**, organların iyi çalışmasını sağlar.
Low oxygenation can make you feel tired or dizzy.
Düşük **oksijenasyon** sizi yorgun veya baş dönmesi hissettirebilir.
Doctors monitor patients' oxygenation during surgery.
Doktorlar ameliyat sırasında hastaların **oksijenasyonunu** izler.
Improving air flow increases oxygenation in the room.
Havanın daha iyi dolaşması, odadaki **oksijenasyonu** artırır.