"overtaken" in Turkish
Definition
Birisi ya da bir şeyin daha hızlı hareket ederek ya da daha başarılı olup bir başkasını geride bırakmasıdır. Araçlar veya başarı bağlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edilgen (pasif) biçimiyle ('geçilmek') kullanılır. Araç trafiği veya başarıda birinin bir başkasını geride bırakması için uygundur. Yalnızca yürüyerek geçmek anlamında kullanılmaz.
Examples
She was overtaken by a faster runner.
O daha hızlı bir koşucu tarafından **geçildi**.
Our company has been overtaken by a competitor.
Şirketimiz bir rakip tarafından **geçildi**.
The car was overtaken on the highway.
Araba otoyolda **geçildi**.
I was deep in thought when I realized I’d been overtaken by three cyclists.
Dalmışken üç bisikletli tarafından **geçildiğimi** fark ettim.
When the market changed, they were quickly overtaken by newer technology.
Pazar değişince, hızlıca yeni teknoloji tarafından **geride bırakıldılar**.
We were overtaken by a dense fog halfway through our drive.
Yolculuğun ortasında yoğun bir sis tarafından **sarıldık**.