Herhangi bir kelime yazın!

"overtake" in Turkish

solamakgeçmekgeride bırakmak

Definition

Birini veya bir şeyi daha hızlı giderek geride bırakmak; ayrıca birini geçmek veya ondan daha başarılı olmak anlamında.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle trafikte başka bir aracı geçerken ('overtake a car') veya birini başarısıyla geride bırakırken kullanılır. 'take over' ile karıştırmayın; anlamları farklıdır.

Examples

The car tried to overtake the truck on the highway.

Araba, otoyolda kamyonu **solamaya** çalıştı.

She hopes to overtake her classmates in math.

O, matematikte sınıf arkadaşlarını **geride bırakmayı** umuyor.

Sales in our shop may soon overtake those of our main competitor.

Mağazamızdaki satışlar yakında ana rakibimizin satışlarını **geçebilir**.

I sped up to overtake a slow-moving cyclist.

Yavaş hareket eden bir bisikletliyi **solamak** için hızlandım.

Online streaming services have quickly overtaken cable TV in popularity.

Online yayın servisleri, kısa sürede kablolu TV'nin popülerliğini **geride bıraktı**.

Don’t overtake on a bend—it’s dangerous!

Virajda **solama** yapma—bu tehlikelidir!