"overstep the mark" in Turkish
Definition
Kabul edilen sınırları veya nezaket kurallarını aşan şekilde davranmak veya konuşmak, çoğu zaman başkalarını rahatsız veya üzgün hissettirmek.
Usage Notes (Turkish)
Davranış ya da söz konusu olduğunda ve birinin sınırı aştığını düşündüğünüzde kullanılır. Genelde resmi veya yarı resmi ortamlarda tercih edilir. Fiziksel sınırlar için kullanılmaz.
Examples
He overstepped the mark by yelling at his teacher.
Öğretmenine bağırarak gerçekten **çizgiyi aştı**.
If you overstep the mark, people may stop trusting you.
Eğer **çizgiyi aşarsan** insanlar sana güvenmeyebilir.
Please tell me if I overstep the mark.
Eğer **çizgiyi aşarsam** lütfen bana söyleyin.
I know my joke was harsh—I didn't mean to overstep the mark.
Şakam sertti, farkındayım—**çizgiyi aşmak** istemedim.
Sometimes reporters overstep the mark to get a story first.
Bazen gazeteciler bir haberi ilk almak için **çizgiyi aşar**.
You really overstepped the mark at the meeting—everyone noticed.
Toplantıda gerçekten **çizgiyi aştın**—herkes fark etti.