"overriding" in Turkish
Definition
Her şeyden daha önemli ve diğer her şeyden önce gelen bir durumu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimlerden önce gelir: 'en önemli konu', 'öncelikli mesele'. Resmi, akademik veya iş ortamlarında yaygındır ve fiilleri nitelendirmez.
Examples
Safety is our overriding concern.
Güvenlik bizim **en önemli** endişemizdir.
The overriding issue is trust.
**En önemli** mesele güvendir.
His overriding goal is to help people.
Onun **en önemli** amacı insanlara yardım etmektir.
Honestly, my overriding feeling was relief when I heard the news.
Dürüstçe söylemek gerekirse, haberi duyunca **en önemli** hissim rahatlamaydı.
Environmental protection has become an overriding priority these days.
Günümüzde çevre koruma **öncelikli** bir öneme sahip oldu.
Whatever happens, our overriding commitment is to our customers.
Ne olursa olsun, bizim **en önemli** taahhüdümüz müşterilerimizedir.