"overpowering" in Turkish
Definition
Bir şeyin o kadar güçlü veya yoğun olması ki, göz ardı etmek ya da direnmek zor olur; genellikle duygu, koku, ses veya kişilik için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygu, koku veya kişilik gibi çok güçlü şeyler için kullanılır ('overpowering emotion', 'overpowering perfume'). Fiziksel güç için kullanılmaz.
Examples
The overpowering smell made it hard to breathe.
**Aşırı yoğun** koku nefes almayı zorlaştırdı.
She felt an overpowering sense of sadness.
**Baskın** bir üzüntü hissetti.
The heat was overpowering in the small room.
Küçük odadaki sıcaklık **dayanılmazdı**.
His overpowering personality made others feel nervous.
Onun **baskın** kişiliği başkalarını tedirgin etti.
That cologne is a bit overpowering—can you wear less next time?
Bu parfüm biraz **aşırı baskın**—bir dahaki sefere daha az sürebilir misin?
She had an overpowering urge to laugh during the serious meeting.
Ciddi toplantıda **bastırılamayan** bir gülme isteği yaşadı.