"overflows" in Turkish
Definition
Bir şeyin çok dolu olup sınırlarını aşarak dışarı çıkması; genellikle sıvılar için ama duygular, veriler veya kalabalıklar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sıvılar için olsa da, duygu, insan veya veri için de kullanılır. Günlük konuşmada 'spills'ten daha resmidir.
Examples
The river overflows after heavy rain.
Şiddetli yağmurlar sonrası nehir **taşar**.
If the cup overflows, clean it up.
Bardak **taşarsa**, temizle.
The bathtub sometimes overflows when I forget to turn off the water.
Suyu kapatmayı unutursam küvet bazen **taşar**.
Her heart overflows with gratitude for their help.
Yardımları için kalbi minnetle **dolup taşar**.
Every summer, the city park overflows with tourists.
Her yaz şehir parkı turistlerle **dolup taşar**.
My email inbox constantly overflows with messages.
E-posta gelen kutum sürekli mesajlarla **dolup taşıyor**.