Herhangi bir kelime yazın!

"outshine" in Turkish

gölgede bırakmakdaha parlak olmak

Definition

Birinin ya da bir şeyin, başka birinden ya da şeyden çok daha iyi, etkileyici veya göz alıcı olması; onları daha önemsiz göstermesi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle kıyaslama veya rekabet ortamında kullanılır. 'Birini gölgede bırakmak' gibi; insan, başarı veya performanslarla ilgili durumlarda daha yaygındır. 'yenmek'ten daha edebi bir ifadedir.

Examples

She worked hard to outshine her classmates.

Sınıf arkadaşlarını **gölgede bırakmak** için çok çalıştı.

No one could outshine the main dancer on stage.

Sahnede ana dansçıyı **gölgede bırakabilen** kimse yoktu.

The new phone's camera will outshine the old model.

Yeni telefonun kamerası eski modeli **gölgede bırakacak**.

She didn’t mean to outshine anyone, but her talent was obvious.

Kimseyi **gölgede bırakmak** istememişti ama yeteneği ortadaydı.

Every year they try to outshine each other with birthday gifts.

Her yıl doğum günü hediyeleriyle birbirlerini **gölgede bırakmaya** çalışıyorlar.

Even the fireworks couldn’t outshine the stars that night.

O gece havai fişekler bile yıldızları **gölgede bırakamadı**.