"outshine" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin, başka birinden ya da şeyden çok daha iyi, etkileyici veya göz alıcı olması; onları daha önemsiz göstermesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kıyaslama veya rekabet ortamında kullanılır. 'Birini gölgede bırakmak' gibi; insan, başarı veya performanslarla ilgili durumlarda daha yaygındır. 'yenmek'ten daha edebi bir ifadedir.
Examples
She worked hard to outshine her classmates.
Sınıf arkadaşlarını **gölgede bırakmak** için çok çalıştı.
No one could outshine the main dancer on stage.
Sahnede ana dansçıyı **gölgede bırakabilen** kimse yoktu.
The new phone's camera will outshine the old model.
Yeni telefonun kamerası eski modeli **gölgede bırakacak**.
She didn’t mean to outshine anyone, but her talent was obvious.
Kimseyi **gölgede bırakmak** istememişti ama yeteneği ortadaydı.
Every year they try to outshine each other with birthday gifts.
Her yıl doğum günü hediyeleriyle birbirlerini **gölgede bırakmaya** çalışıyorlar.
Even the fireworks couldn’t outshine the stars that night.
O gece havai fişekler bile yıldızları **gölgede bırakamadı**.