"outrunning" in Turkish
Definition
Birinden veya bir şeyden daha hızlı koşmak; genellikle yarışta veya kaçarken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel aktivitelerde, kaçış veya yarışta kullanılır; mecazi olarak da sorunlardan kaçma anlamında kullanılabilir.
Examples
The rabbit is outrunning the fox in the field.
Tavşan, tarlada tilkiyi **geçiyor**.
She is outrunning all her classmates in the race.
Yarışta tüm sınıf arkadaşlarını **geçiyor**.
The athlete is outrunning his past records.
Atlet, geçmiş rekorlarını **geride bırakıyor**.
He kept outrunning his fears, never stopping to face them.
Korkularından hep **kaçarak** hiç yüzleşmedi.
Even after ten minutes, the dog was still outrunning us.
On dakika sonra bile köpek hâlâ bizi **geçiyordu**.
Are you outrunning the rain or just enjoying the run?
Yağmuru mu **geride bırakıyorsun**, yoksa sadece koşmanın tadını mı çıkarıyorsun?