Herhangi bir kelime yazın!

"outlast" in Turkish

daha uzun dayanmakdaha uzun sürmek

Definition

Bir şeyin veya kişinin, başka bir şey ya da kişiden daha uzun süre varlığını sürdürmesi ya da dayanması. Dayanıklılık ve sürelik karşılaştırmalarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla 'bir şeyi/kişiyi daha uzun dayanmak' şeklinde kullanılır. Ürün ömrü, ilişki süresi veya rekabet gibi konularda yaygındır.

Examples

These batteries outlast normal ones.

Bu piller, normal olanlardan **daha uzun dayanır**.

I hope our friendship will outlast the years.

Dostluğumuzun yıllara **daha uzun dayanmasını** umuyorum.

Plastic bags often outlast paper ones.

Plastik torbalar genellikle kağıt olanlardan **daha uzun dayanır**.

He managed to outlast everyone else in the race.

O, yarışta diğer herkesten **daha uzun süre dayanmayı** başardı.

Quality shoes tend to outlast cheaper ones by years.

Kaliteli ayakkabılar genellikle ucuzlardan yıllarca **daha uzun dayanır**.

Don’t worry, your secret will outlast this conversation.

Endişelenme, sırrın bu konuşmadan **daha uzun yaşayacak**.