"outcries" in Turkish
Definition
Haksız veya şok edici bir olaya karşı toplumun topluca güçlü öfke veya protesto göstermesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya haber dilinde geçer. Toplumsal tepkilerle ilgilidir; bireysel haykırışlardan farklıdır. Günlük konuşmalarda nadiren kullanılır.
Examples
The government's decision led to outcries from the public.
Hükümetin kararı, halktan büyük **tepki** topladı.
There were loud outcries against the unfair law.
Adaletsiz yasaya karşı yüksek **tepki** vardı.
Media reported many outcries after the price increase.
Medya, zamdan sonra birçok **protesto** olduğunu bildirdi.
Despite the outcries, the company refused to change its policy.
**Tepkilere** rağmen şirket politikasını değiştirmedi.
The video sparked international outcries about animal rights.
Video, hayvan haklarıyla ilgili uluslararası **tepki**ye yol açtı.
After years of outcries, the law was finally changed.
Yıllarca süren **tepkilerin** ardından yasa sonunda değiştirildi.