"outcast" in Turkish
Definition
Bir grup veya toplum tarafından kabul edilmeyen ve dışlanan kişi. Genellikle yanlış anlaşılan veya haksızlığa uğramış biri olur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isim olarak kullanılır. 'Toplumdan dışlanan' anlamını vurgular. 'Outsider'dan daha vurgulu ve dramatiktir.
Examples
He felt like an outcast at his new school.
Yeni okulunda kendini bir **dışlanmış** gibi hissetti.
The dog became an outcast after running away from home.
Köpek evden kaçtıktan sonra bir **dışlanmış** oldu.
She helped the outcast find a place to live.
O, **dışlanmış** kişiye kalacak yer bulmada yardımcı oldu.
Back in high school, I felt like a total outcast for loving comic books.
Lisede çizgi roman sevdiğim için tam anlamıyla bir **dışlanmış** gibi hissediyordum.
The movie tells the story of an outcast who finds true friendship.
Filmde gerçek arkadaşlığı bulan bir **dışlanmış** kişinin hikayesi anlatılıyor.
Don’t worry about being an outcast—there’s a place for everyone somewhere.
**Dışlanmış** olmak konusunda endişelenme—herkesin bir yerde yeri vardır.