"organising" in Turkish
Definition
Eşyaları, insanları veya etkinlikleri düzenli şekilde ayarlamak; bir etkinliği veya görevi planlamak ya da koordine etmek.
Usage Notes (Turkish)
İngiliz İngilizcesinde kullanılır; Amerikan İngilizcesinde 'organizing' olarak yazılır. Parti, dosya veya program düzenlemek gibi birçok durumda karşınıza çıkar.
Examples
I'm organising my closet this weekend.
Bu hafta sonu dolabımı **düzenliyorum**.
They are organising a school trip.
Onlar bir okul gezisi **düzenliyorlar**.
Sarah is organising her notes for the exam.
Sarah sınav için notlarını **düzenliyor**.
I've been organising things at home to make life less stressful.
Evde hayat daha az stresli olsun diye eşyaları **düzenliyorum**.
We're organising a surprise for her birthday—don't tell anyone!
Onun doğum günü için bir sürpriz **düzenliyoruz**—kimseye söyleme!
He loves organising group events, like hiking trips or game nights.
O, doğa yürüyüşleri veya oyun geceleri gibi grup etkinlikleri **düzenlemeyi** çok sever.