Herhangi bir kelime yazın!

"orangutan" in Turkish

orangutan

Definition

Orangutan, Borneo ve Sumatra ormanlarında yaşayan, uzun kırmızımsı kahverengi tüylere sahip büyük ve zeki bir insansı maymundur.

Usage Notes (Turkish)

‘Orangutan’ kelimesi sadece bu Asya maymununu belirtir; ‘goril’ veya ‘şempanze’ ile karıştırmayın. Özellikle belgesellerde ve çevre konularında sıkça geçer.

Examples

The orangutan is swinging from branch to branch.

**Orangutan** daldan dala salınıyor.

An orangutan has long, strong arms.

Bir **orangutan**'ın kolları uzun ve güçlüdür.

People try to protect the orangutan in the wild.

İnsanlar vahşi doğadaki **orangutan**'ı korumaya çalışıyor.

Did you know the orangutan is one of our closest relatives?

**Orangutan**'ın bize en yakın akrabalardan biri olduğunu biliyor muydun?

The rainforest is disappearing, which puts the orangutan at risk.

Yağmur ormanları yok oluyor, bu da **orangutan**'ı tehlikeye atıyor.

At the zoo, I watched an orangutan solve a puzzle to get food.

Hayvanat bahçesinde bir **orangutan**'ın yiyecek almak için bir bulmacayı çözmesini izledim.